Anasayfa / Siyaset / CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan : Türkiye’nin gündemini bırakmışlar fanilayla, raconla uğraşıyorlar

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan : Türkiye’nin gündemini bırakmışlar fanilayla, raconla uğraşıyorlar

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan bir basın toplantısı düzenledi

 

ADALET KURULTAYI

Biliyorsunuz önümüzdeki hafta en önemli konu “Adalet Kurultayı”. “Adalet Kurultayı”yla ilgili çalışmalarımız son aşamaya geldi. Cumartesi günü 26 Ağustos tarihinde Gelibolu tarihi yarımadasında Kocadere kamp alanında kurultay çalışmamıza başlıyoruz. 26-27-28-29 Ağustos tarihleri arasında devam edecek. Çok yoğun bir ilgi var. Hem katılımcılar, hem vatandaşlar, hem de basın mensuplarının çok yoğun ilgisini görmek bizi memnun ediyor. Bir kere daha adaletle ilgili beklentinin ne kadar yüksek olduğunu bu çalışma sırasında da tespit etme olanağı bulduk. İçerden ve dışarıdan basın kuruluşlarının çok yüksek düzeyde akreditasyon talebi oldu ve akreditasyonları tamamlandı.

Yine bu çerçevede 8 ana konuda adaleti tartışacağız. 8 ana panelimiz olacak. Bu 8 ana panelde 44 panelistimiz konuyu tartışacak. Ayrıca bu panellerin dışında 54 ayrı çalıştayımız olacak. 54 grupta ayrı çalıştay yapılacak. Atölye çalışmaları bunlar masa etrafında. Bu 54 çalıştayda 540 konuşmacımız alt konulardaki adalet başlıklarını tartışacaklar. Bunların tamamından rapor çıkacak. Ayrıca binlerce vatandaşımızın izleyeceği, katılacağı ortak ürünler üreteceği bir “Adalet Kurultayı”nı başarıyla tamamlayacağımıza inanıyoruz. Kurultay çalışmasıyla ilgili broşürümüzün hazırlıkları da tamamlandı. Önümüzdeki günlerde son şekliyle “Adalet Kurultayı” broşürümüz sizlerle de paylaşılacak.

Değerli arkadaşlar, Türkiye artık bundan sonra adaletli günleri yakalama konusunda kararlı mücadelesine ve yolculuğuna devam edecek.

5 MİLYON KAMU EMEKÇİSİ MEMUR-SEN ELİYLE SADAKAYA MUHTAÇ EDİLMİŞTİR

Bu hafta yoğun bir gündem konusu memur maaş zamlarıydı. Memurlara ve kamu çalışanlarına yönelik toplu sözleşme görüşmeleriydi. Hatırlarsınız geçen görüşmeler yarıda kesilince sendika başkanı temsilcileri çıktılar dediler ki, milletin adamına çağrı yaptılar. Milletin adamı el koysun problemimizi çözsün diye saraya bir çağrıda bulundular. AK Parti Genel Başkanının müdahale etmesini istediler. Milletin adamının konuya katkısını gördük imzalanınca 0.5 puanmış. Çağrı yaptıkları milletin adamının toplu sözleşmeye katkısı herhalde bu olsa gerek. Bu toplu görüşmeler sırasında toplu sözleşme 4 + 3,5 birinci yıl, yüzde 4 + 5 ikinci yıl olmak üzere imzalandı. Bir sarı sendikacılık örneğiyle yine karşı karşıyayız. Ne yazık ki, 5 milyon kamu emekçisi Memur-sen eliyle sadakaya muhtaç edilmiştir. 5 milyon kamu emekçisi, onların aile fertleriyle beraber ele aldığımızda 20 milyon yaklaşık vatandaşımız sarı sendikacılık eliyle sadakaya muhtaç edilmiştir. Verilen zam, zam değil sadakadır. Büyüme hesapları ve enflasyon hesapları doğru yapıldığında bugün memurların alması gereken zam en az iki katıdır. Yüzde yüz almaları gerekir. Bunu bol keseden atmıyoruz. Arkadaşlarımız tek tek hesabını yaptılar. Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı birimimizdeki arkadaşlarımız 2003 yılından bu yana tek tek hesapladılar 15 yıllık AKP iktidarı döneminde

Türkiye’de büyüme ve enflasyon farkını çıkardılar 7.13 15 yıl içerisinde 7.13 kat artması gerekir 2003 yılındaki memur maaşlarının bugün bir kayba uğramamasını istiyorsak. Yani yuvarlarsak 7 kat artması gerekir 2003 yılındaki maaşların. Ne kadar artmış bugüne kadar? 2003’ü baz aldığınızda 2 kat artmış. Demek ki, memurun büyümeden gerçekten pay almasını istiyorsak en az 2 katına çıkarılması lazım bugün maaş alan bir kamu çalışanının. Memur ve emeklinin maaşının en az 2 katına çıkarılması gerekiyordu. Oysa yıllık verilen rakam ortalama yüzde 6 civarında birinci yıl, ikinci yıl kademeli gittiği zaman.

Buna belki bol keseden atıyorsunuz diyeceklerdir. Bu büyüme rakamları devletin büyüme rakamları. O büyüme rakamlarına göre hesapladı arkadaşlarımız. Vatandaşın alması gereken maaşı o büyüme rakamlarına göre hesapladılar. Ya büyüme rakamları yanlış, ya bölüşüm yanlış. Bunun başka bir izahı yok. Ya büyümeyi yanlış veriyorsunuz, büyüme doğruysa bölüşüm yanlış. Bölüşümü düzeltmek içinde maaş zammının iki katı olması lazım.

SAYIN ERDOĞAN, FANİLAYI BIRAK FİLEYE BAK!

Bakın, bu iktidar 15 yıl içerisinde Türkiye’yi faiz lobisine teslim etmiştir. Faiz lobisi, yine çalıştı arkadaşlarımız bunları görüştük. 15 yılda vatandaşın cebinden dışarıdaki faiz lobisine giden para 142 milyar dolar. 142 milyar dolar Ayşe teyzenin, Fatma teyzenin, Hasan amcanın cebinden alınmış Hans’ın, George’nin, Tom’un cebine girmiş. 142 milyar dolar 15 yıl içerisinde. 15 yıl içerisinde memura verilmeyen o 7 kat artması gereken maaş Hans’ın, George’nin, faizcinin cebine girmiş. 80 milyon kendi vatandaşından almış yabancı faiz lobisine aktarmış. 80 milyon vatandaşına gelince kürdanla, yabancı faiz lobisine gelince kazanla dağıtan bir iktidar. Türkiye’nin gerçek gündemi bu. 15 yıl içerisinde toplumsal bozulma, toplumsal tahribat kat kat artmış. Ekonomiyi söyledik. 15 yıl içerisinde fuhuş yüzde 790 artmış. 15 yıl içerisinde uyuşturucu kullanımı yüzde 678 artmış. Neredeyse ilkokul çocuklarına kadar uyuşturucu kullanımı girmiş. 15 yıl içerisinde tutuklu ve hükümlü sayısı suç oranı yüzde 231 artmış. Böyle bir Türkiye yaratmışlar. Şimdi böyle bir Türkiye, gerçek Türkiye’nin gündemi bu. Gerçek Türkiye’nin gündemi bu ama bu gündemi bırakmışlar fanilayla, raconla uğraşıyoruz.

Sayın Erdoğan, fanilayı bırak fileye bak fileye, vatandaşın filesine bak fanilayı bırak. Milletin filesiyle ilgilen, milletin filesi bu hale gelmiş. Toplum böyle bir tahribat yaşamış. Bütün bunlar gerçek tartışma gündemini kapatma planlarıdır ama kapattırmayacağız. Çünkü biz Türkiye’de zenginliğin paylaşıldığı bir ülke kurmak istiyoruz. Siyaseti bunun için yapmak istiyoruz. Zenginliği faiz lobisiyle paylaşan bir mutlu ve seçkin azınlık yaratan siyaset anlayışını reddediyoruz. AK Parti’nin 15 yıllık iktidar dönemi faiz lobileriyle iştirak halinde, gelir dağılımını bozan, gelir adaletini bozan bir Türkiye yarattı. Onun için “Adalet Yürüyüşü”ne bu kadar büyük ilgi var. Onun için “Adalet Kurultayı”na bu kadar büyük ilgi var. Onun için adalet deyince herkes sadece mahkemedeki adaleti değil, geçimdeki adaleti arıyor, seçimdeki adaleti arıyor, inançtaki adaleti arıyor. Toplumsal yaşamın her alanındaki adaleti arıyor. Bu adaletsizlikleri ortadan kaldırmaya kararlıyız.

BAŞKAN SERBEST, KADRİ GÜRSEL TUTUKLU!

Değerli arkadaşlar, bylock üzerinden soruşturmalar devam ediyor. Çok ilginç sonuçlarla karşılaşıyoruz. Her zaman söylediğimiz bir şey var. Darbenin siyasi ayağı ortaya çıkmak zorunda. Darbenin siyasi ayağı kapatılıyor. Bu soruşturmalar sulandırılarak özellikle FETÖ’yle mücadele sulandırılıyor. Gazeteciler haksız yere tutuklanıyor. Sözcü gazetesiyle ilgili sahte bilirkişiler tayin ediliyor, sahte bilirkişilere sahte raporlar düzenletiliyor ve bu raporlarla olmayan suç varmış gibi icat edilip hüküm verme kumpasları planlanıyor. Bu süreç bir yeni kumpas sürecidir ve bu yeni kumpas sürecine karşı dünkü kumpaslara karşı nasıl direndiysek bu yeni kumpas planlarına karşı da direneceğiz. Toplumla muhalif olan her kesime dönük bir özel kumpas planlaması var.

Bakın, Konya Spor Başkanı bylock kullanıyor diye gözaltına alındı serbest bırakıldı. Kadri Gürsel gazeteci bylockçularla telefon teması var, kendi kullanıyor değil. Bylockçularla telefon teması var diye hala tutuklu. Böyle bir adalet olur mu? Peki ben merak ediyorum Kadri Gürsel o telefonunda arama kaydı görünen bylockçulardan birisi Konya Spor Başkanı olsaydı nasıl olacaktı? Başkan serbest, Kadri Gürsel tutuklu. Ortadaki tablo budur. Rahmetli Aziz Nesin’e oldukça büyük malzeme var şuanda Türkiye’de yaşanan süreçte ne yazık ki. Onun için biran önce yargının bağımsız, siyasetin müdahalesinden uzak ve gerçekten adaletli bir yargılama düzenine dehşetle ihtiyaç duyuyoruz.

YAŞAMI SAVUNDU DİYE GENÇLER HAPİSHANEYE ATILIYOR

Değerli arkadaşlar, buna benzer bir başka garabeti yine geçtiğimiz günlerde yaşadık. Nuriye ve Semih’le ilgili maçta pankart açan gençler terör örgütü üyeliğinden tutuklandılar. Ne diye pankart açmışlardı? Nuriye ve Semih yaşasın diye. Pankart bu. 168. gününde açlık grevinin. 168. gün iki kişi ekmeğiyle ilgili, ekmeğimi, işimi geri istiyorum diye açlık grevine başlamış iki kişi yaşasın diye pankart astı diye gençler tutuklanıyor. Böyle bir Türkiye. Bu deli gömleğidir arkadaşlar, bu deli gömleğidir. Bu deli gömleğini yırtıp atmadığımız sürece bize rahat ve kurtuluş yok. Ne diye pankart assalardı muteber kişi olacaklardı bunlar devlet nezdinde? Nuriye ve Semih ölsün diye pankart assalar idi muteber mi olacaklardı? İktidarla muteber olmak için ölüm güzellemesi mi yapmak gerekiyor? Ölümün dehşetini mi dile getirmek gerekiyor? Yaşamı savundu diye gençler hapishaneye atılıyor. Böyle bir ülke olur mu?

Herkesin vicdanına sesleniyorum. Böyle bir Türkiye’yi istemediğimiz için adalet diyoruz adalet. Yaşamın her alanında adalet diyoruz ve inşallah inanıyorum, görüyorum ki önümüzdeki süreçte hep beraber adaletli bir Türkiye’yi yaratacağız.

ZEYBEK OYNANMASINDAN MI RAHATSIZSINIZ? HORON TEPİLMESİNDEN Mİ?

İktidar sahipleri her iki sözden bir akıllarına gelince milli manevi değerlerden bahsediyorlar, yerli ve milli olmaktan bahsediyorlar. Ama Halk Eğitim Müdürlükleri kanalıyla yerli ve milli oyunlarımızın öğretilmesini yasaklamışlar. Son dönemde başka bir garabet bu. Zeybek oynanmasından mı rahatsızsınız? Horon tepilmesinden mi rahatsızsınız? Halk Eğitim Merkezleri sadece hafız yetiştirme merkezi midir? Elhamdülillah hepimiz Müslümanız, kimsenin inançla, diyanetle ilgili bir problemi yok ama herkes hafız olmak zorunda mı? Biriside zeybek oynayacak, öteki de horon oynayacak. Niye toplumu bu çerçevede sadece bir pencereden dizayn etmek ve tek bir ihtiyacı varmış gibi görmek, göstermek istiyorsunuz? 15 yıllık AK Parti iktidarı Türkiye’yi yaşanmaz hale getirmiştir, yaşanacak bir Türkiye yaratma davamız, mücadelemiz devam ediyor ve inşallah önümüzdeki ilk seçimler bütün bu söylediğim olumsuzlukları çözeceğimiz, geliri adaletli paylaştıracağımız, yargıda, mahkemede adaleti sağlayacağımız, toplumsal eşitsizlikleri ortadan kaldıracağımız bir güzel Türkiye kurma için yolumuzu açacak.

 

İlgili Haber

CHP GENEL BAŞKANI DÜZCE’DE STK’LAR, ÜRETİCİLER VE ESNAFLA BİR ARAYA GELDİ

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Düzce’de fındık üreticileri, köylüler, esnaf ve sivil toplum …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir